Batı Berlin ve ATTF İşçi Korosu yöneticisi Tahsin İncirci’yi sonsuzluğa uğurluyoruz

Türkiye halkları, devrimci ve demokratik güçleri büyük bir sanatçısını kaybetti

TAHSİN İncirci, başta Nâzım Hikmet olmak üzere birçok önemli şairimizin eserlerini bestelemiş, birçok tiyatro eseri için müzik yazmış, Batı Berlin / ATTF İşçi Korosu gibi koro ve müzik toplulukları kurmuş veya yönetmiş, keman için çeşitli enstrümantal müzik eserleri bestelemiş olan büyük bir müzisyendi. Tahsin İncirci aynı zamanda bir halk çocuğu olarak hayatı boyunca ilerici ve demokratik konumlarda işçi sınıfı ve emekçilerin yanında yer almış, 1970’li yıllarda TKP’ye katılmış politik bir sanatçıydı. O’nu yakalandığı ağır hastalığın sonunda Berlin’de 4 Nisan 2024 tarihinde kaybettik.  

Tahsin, müzik eğitimine Ankara’da Gazi Eğitim Enstitüsü’nde, Hitler faşizminden kaçıp Türkiye’ye gelen ünlü Alman müzik pedagogu Eduard Zuckmayer’in yanında başladı. O’nun desteğiyle burs alarak 60’lı yılların başında Batı Almanya’ya, oradan da Batı Berlin’e geldi ve Yüksek Müzik Okulu’nda eğitimini keman alanında sürdürdü, sonra kompozisyon ve koro şefliği alanında derinleştirdi. O yıllarda Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden halk türküleri derlemiş olan müzik etnoloğu Kurt Reinhard ve eşine türkülerin çevirisi ve tasnifinde yardımcı oldu. İki yıl İstanbul Devlet Opera ve Bale Orkestrası’nda violonist olarak çalıştı ve ardından 1972’de Batı Berlin’e döndü. Sonraları hayatını bir müzik okulunda keman dersleri vererek kazandı.

Türkiye’de TİP’in, DİSK’in mücadelesinin yükseldiği, 15-16 Haziran işçi direnişinin patladığı, tüm dünyada 1968 öğrenci hareketinin, ABD emperyalizminin saldırdığı Vietnam halkıyla dayanışmanın yükseldiği o yıllarda Tahsin Batı Berlin’de Vasıf Öngören, Aras Ören, Ataman Özben, Sevgi Özdamar, Mehmet Aksoy, Hanefi Yeter, Rahmi Saltuk gibi ilerici sanatçılarla bir arada oldu. Aşık İhsani, Aşık Mahzuni gibi ozanların protesto türküleriyle, aynı zamanda Kurt Weill, Hanns Eisler, Mikis Theodorakis gibi ilerici Alman ve Yunan müzisyenlerinin bestelediği şarkı ve marşlarla tanıştı. Türkiye’de ve dünyada işçi sınıfının enternasyonalist mücadele tarihinden etkilendi. Atılım döneminde TKP’ye üye oldu. Ulusal ve uluslararası kültürel öğelerin sentezi onun eserlerinin belirleyici bir özelliği haline geldi.

Tahsin 1973’te Batı Berlin’de Türk Toplumcular Ocağı (TTO) üyesi olan, çoğunlukla müzik eğitimi olmayan işçi ve öğrencilerle Batı Berlin İşçi Korosu’nu kurdu ve sonuna kadar koroyu yönetti. Koro daha sonra TTO’nun üst örgütü Avrupa Türkiyeli Toplumcular Federasyonu ATTF’nin ismini aldı. Orkestrası Batı Berlin’deki ilerici Alman müzisyenlerden oluşturuldu.

Tahsin, İşçi Korosu için Nâzım Hikmet’in Türkiye İşçi Sınıfına Selam, Kerem Gibi, Onbeşler İçin, Onbeşlerin Kitabesi, Hürriyet Kavgası, Kız Çocuğu, Japon Balıkçısı, Varna Türküleri gibi şiirlerinin yanısıra, Şeyh Bedreddin Destanı’nı oratoryo olarak besteledi. Ayrıca Ahmet Arif’in Adiloş Bebe, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Deli Kuşun Öttüğü, Yaşar Miraç’ın Ateşçiler Türküsü adlı şiirlerini besteledi.

1976-1983 arasında Koro’nun söylediği parçaları içeren 3 uzunçalar yayımlandı. Bunların ikisi Barış ve Gurbet Türküleri (1979) ile Çok Uzaktan Geliyoruz (1986) adlı plaklardır. Özellikle 1976’da yayımlanan ilk plaktaki İşçi Şarkı ve Marşları o yıl İstanbul’da DİSK tarafından Taksim’de düzenlenen ve onbinlerin katıldığı ilk büyük 1 Mayıs mitinginde hoparlörlerden çalınarak ve alanda büyük bir heyecan yarattılar. Daha sonra korsan kasetlerle sayısız defa çoğaltıldılar. Sendikaların grevlerinde ve dev 1 Mayıs mitinglerinde ve daha birçok ilerici örgütün etkinliklerinde çalındı ve söylendiler. Hâlâ da çalınıp söyleniyorlar. Özellikle TKP’nin Atılım yıllarında Tahsin’in yönetimindeki İşçi Korosu’nun türkü, şarkı ve marşları, gerici güçlerin politik-kültürel alandaki hegemonyasını kırma, barış ve demokrasi hareketinin hegemonyasını güçlendirme konusunda önemli bir katkı sağlamıştır.

İşçi Korosu 1975 yılında Batı Berlin Philharmonie binasında diğer ilerici koroların da katıldığı büyük bir konserde yer aldı. 1977 yılında yine Batı Berlin’de düzenlenen Ruhi Su, Sümeyra, Genco Erkal, Timur Selçuk, Asım Bezirci ve Yunanlı ilerici ses sanatçısı Maria Farandouri’nin de katıldığı Nâzım Hikmet Haftası’nda Koro Neue Welt salonunda büyük bir konser verdi.

Giderek Avrupa çapında tanınan İşçi Korosu 1970’li yıllarda her ay 1-2 hafta sonu Batı Almanya’nın veya Batı Avrupa’nın bir şehrinde kardeş örgütlerin etkinliklerine katıldı. 70’lerin sonu, 80’lerin başında bu etkinliklere Avrupa’da nükleer savaş tehlikesine karşı yükselen kitlesel barış ve silahsızlanma mitingleri eklendi. Koro 1980 yılında Alman Demokratik Cumhuriyeti başkenti Berlin’de düzenlenen Politik Şarkı Festivali’ne katıldı.

Avrupa çapındaki politik-kültürel çalışmalarıyla İşçi Korosu enternasyonal barış ve demokrasi hareketinin belli başlı bir aktörü olma niteliği kazandı.

Tahsin, bu yıllarda süreli müzik projelerinde de yer aldı. Bunların arasında Sümeyra ve Lutz Görner ile birlikte plak firması Pläne tarafından örgütlenmiş olan Almanya turnesi önemli bir yer tutar. Tahsin’in Türkçe ve Almanca yazdığı Türk Müziği isimli kitabı 1981 yılında yayımlandı. 1987 yılında 6 ay Paris’te kalarak Ataol Behramoğlu’nun yazdığı, Ayşe Emel Mesçi ve Halk Oyuncuları tarafından sahnelenen Mustafa Suphi Destanı’na müzik yazdı.

Batı Berlin / ATTF İşçi Korosu 1980’li yıllarda dağıldıktan sonra Tahsin Batı Berlin’de ses sanatçısı Sema ile birlikte Kreuzberg’li Dostlar Topluluğu’nu kurdu ve ardından bir müzik kaseti yayımlandı. Ayrıca 2005’ten sonra birkaç yıl Berlin’de caz piyanisti Wolfgang Köhler ile birlikte kurduğu Duo Divan’da doğaçlama keman çaldı. Bu çalışmanın sonucunda 2007’de bir CD yayımlandı. Bu eserlerde halk türküleriyle caz müziğinin başarılı bir sentezini sundu.

Tahsin, Batı ve Doğu müziğinin, çok seslilik ile makam müziğinin halkın kulağını tırmalamayacak sentezi konusunda Sovyet Azerbaycanı müzisyenlerinin deneyimini öğrenmek için 80’li yıllarda bir sene kadar Bakü’de kaldı ve Nâzım Hikmet’in Ferhat ile Şirin oyununu Bir Aşk Masalı adı altında baleye uyarlayan Arif Melikov’un öğrencisi oldu.

Tahsin tiyatro oyunları için de müzikler yazdı. Bunların arasında Vasıf Öngören’in Amsterdam’da sahnelediği Bertolt Brecht’in Kural ve Kural Dışı oyunu ile, Çetin İpekkaya’nın Pir Sultan, Ünal Akpınar’ın Bozkır Dirliği ve Yılmaz Onay’ın Emek Askeri Adem adlı Batı Berlin’de sahnelenen  oyunları bulunuyor. 1990’lı yıllardan sonra Tahsin Ankara, İstanbul ve İzmir tiyatrolarında sahnelenen kimi oyunların da müziğini yazmış ve tiyatro orkestralarını çalıştırmıştır. Bunların arasında Ali Berktay’ın Son Çığlık adlı eseri ve uzun süre programlarda yer alan Kerbela trajedisi de bulunuyor.

2022’de İşçi Korosu üyelerinin girişimiyle Tahsin, Berlin’de yeniden küçük bir müzik topluluğu kurma fikrini benimsedi. Ama bu projenin gerçekleşmesine sağlığı izin vermedi.

Tahsin İncirci’nin eserleri artık Türkiye halklarına, işçi sınıfına, tüm emekçilere mal olmuştur. O’nun hayatı ve mücadelesi bundan böyle de ilerici müzisyenlere esin kaynağı olacak, besteleri devrimci ve demokratik güçlerin barış, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinde çalınıp söylenmeye devam edecektir.

TKP – 1920

www.tkp-online.com