TKP-1920’den Zorunlu bir açıklama!

“Politika Gazetesi” facebook sayfasındaki bir duyuruya göre, bazı eski TKP’lilerden oluşan bir grup, TKP’nin 7. Kongresi’ni topladıklarını ilan etmişlerdir.

Duyuruda, kongre delegelerinin TKP’nin eski bazı PB ve MK üyelerinden, DİSK ve DİSK’e bağlı sendikaların eski yöneticilerinden ve diğer partiye yakın yığın örgütleri yöneticilerinden, “veteranlardan” oluştuğu, TKP’nin fesih kararının iptal edildiği, likidasyona son verildiği, 1983’deki TKP 5. Kongre Programının temel yönelimlerinin korunduğu açıklanmaktadır.

Bu açıklamalar aydınlatıldığında bu sözde kongrenin ne kadar sahte olduğu, gerçekleri çarpıtan, işçi sınıfını ve emekçi halklarımızı yanıltan, Marksizme-Leninizme, komünizme sempati duyan genç kuşakların kafasını karıştıran, ortalığı bulandıran bir nitelik taşıdığı ve hedef güttüğü, toplayanların da ne kadar iki yüzlü olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

Bunlar, TKP’nin eski PB ve MK üyelerinin, DİSK ve DİSK’e bağlı sendikaların eski yöneticilerinin, bazı “veteranlar”ın kongreye katıldıklarını söyleyerek kendilerine ve kongrelerine bir meşruiyet kazandırdırmaya, Suphilerden, Nazımlardan, Bilenlerden gelen devrimci gelenek ve ruhu sürdürdüklerini ima etmeye çalışmaktadırlar. Amagerçekler öyle değildir. Yaptıkları kongre kendilerini ve bu niyetlerini açıkça ele vermekte, yalanlamaktadır. Kimdir bu sözde kongreye katılan eski PB ve MK üyeleri, DİSK yöneticileri, “veteranlar”?

Kongreye katıldıkları ileri sürülen eski PB ve MK üyeleri TKP’den atılmış, parti moralini, TKP’ye, Marksist-Leninist ilkelere bağlılığını kaybetmiş kişilerdir. Bunlarla yapılan bir kongre TKP’nin devrimci geleneğine hakarettir.Böyle bir kongrenin meşruluğu baştan yok olmuştur.

DİSK ve DİSK’e bağlı sendikaların eski yöneticilerinin katılımı da aynı işlevi görür. Bunlar 70’li yıllarda Kemal Türkler’in DİSK ve sendikalarına yerleştirdiği sınıf ve kitle sendikacılığı, tabanın söz ve karar sahibi olduğu ilkelerini 90’lı yıllarda ellerinin tersiyle itip, kapitalist uzlaşmacı sosyal sendikacılığı savunan, işçi sınıfını devrimci ruhtan uzak tutan, kendi kişisel çıkarlarını başat yapan sözde sendikacılardır. Bunların çoğu yurt dışında göçmenlikten döndükten sonra başta Maden-İş olmak üzere kayyımların kalkmasıyla sendikaların parasına çöküp kendi aralarında bölüşerek, burjuva basınında alay konusu olarak işçi sınıfına, partiye ihanet ederek ne mal olduklarını göstermiş kişilerdir. Bunların katıldığı kongreden ne çıkar?

Bunlar ve sözde kongreye katılan “veteranlar” ve diğerleri aynı zamanda 1983’deki 5. Kongre’de TİP ve diğer sol örgütlerle birliğin açtığı likidasyonu Kemalistlerle bütünleşmeye kadar götüren ihanet politikasının savunucularıdır. Bunlarla kongre mi olur? Bu açıkça yeni bir fraksiyonculuk, bölücülüktür.

Komünist morali yok olmuş, TKP’li olmanın verdiği devrimci ruhu kaybetmiş, Marksçı-Leninci ilkelerden kopmuş, kendi çıkarlarını işçi sınıfının ve emekçi halklarımızın çıkarlarının üstünde tutan, likidasyon döneminde savrulmuş, çürümüş, saf değiştirmiş bu kariyerist, bencil, opotünist, çıkarcı, soysuzlaşmış eski “üye ve kadrolarla” TKP’nin bir kongresini yapmak bu grubun ikiyüzlülüğünün, ahlâksızlığının açık ifadesidir. Yapılan kongre likidasyon ve ihanetin devamıdır. Böyle bir kongre Suphilerden, Nâzımlardan, Reşat Fuatlardan, Yakup Demirlerden, Bilenlerden gelen TKP’nin Marksçı-Leninci devrimci geleneği ile bağdaşmaz, onların kemiklerini sızlatır. Buna asla izin verilemez. Şunu herkes bilsin ki, kotarılan sözde 7. Kongre Suphilerden Bilen’e kadar devrimci geleneği savunan Marksçı-Leninci kadrolarca yok hükmündedir.

“Likidasyona son verdik, TKP’nin fesih kararını iptal ettik” diyerek kongreye katılan bu sözde eski PB ve MK üyeleri, “veteranlar” sebep oldukları, işledikleri ve hizmet ettikleri likidasyon suçundan ve ihanet politikasından kendilerini aklamaya çalışırken, 1983’deki 5. Kongre’nin “temel yönelimlerine” bağlılıklarını belirterek bir özeleştiri yapma niyetinde olmadıklarını, hâlâ likidasyonu daha da derinleştirmekten, ihanet politikasını sürdürmekten vazgeçmediklerini ortaya koymaktadırlar.

1983’deki 5. Kongre Nabi Yağcı’nın da itiraf ettiği gibi kendisiyle gerçekleşen TKP tarihinde bir kırılmadır, kendi deyişiyle “bir kopuş, ideolojik/politik tarihsel bir yol ayırımıdır.” Bu “kopuş”, bu “yol ayrımı” ise TİP’le başlayan, Kemalistlerle biten birleşme politikası ve sürecinin Marksizm-Leninizmden bir kopuş, burjuvazi ve ideolojisiyle bir uzlaşmaydı.

Bu “kopuş” ve “tarihsel yol ayrımı” partimizde yeni değildi. Bu ilk kez 1925’de Şefik Hüsnü ile başlayan Nedim Tör, Şevket Süreyya ile devam eden, 68 devrimci hareketini burjuvazinin kuyruğuna takan Mihri Belli ve Kıvılcımlı ile 60’lı, 70’li yıllara kadar gelen Kemalistlerle uzlaşma politikasıdır. Bu politika Bilen’in 1973’de başlattığı ATILIM’la kesinkes kırıldı, partide yeniden Marksçı-Leninci ilkeler, burjuvazinin en gerici işbirlikçi kesimlerine karşı devrimci mücadele ruhu üstün geldi. Ama 1983’de Nabi Yağcı’nın Genel Sekreter olduğu 5. Kongre Bilen’in 73 Atılım’ından kopuştu, yol ayırımında yeniden burjuvaziyle uzlaşma yoluna girmekti. Sözde 7. Kongreyi kotaran eski PB ve MK üyeleri, “veteranlar” 1983 de 5. Kongre ile girdikleri bu likidasyon ve ihanet yolunu sürdüreceklerini göstermektedirler. Partiyi kendi kariyerlerine, çıkarlarına alet etmeye kalkmaktadırlar.

Bu kongreyi kotaranlar bilsinler ki attıkları adımın, gittikleri yolun sonu devlet icazetli Kemal Okuyan SİP-TKP’sinin ve Erkan Baş TİP’inin üstlendiği görev ve işlevden bir farkı olmayacaktır. Bencil girişimleri TKP’nin devrimci geleneğini yok etmek, bu geleneğin gelecek nesillere aktarılmasını engellemektir. Ama onlar bunu başaramayacaklar.

Günümüzde komünist olmak TKP’li olmaktır. TKP’li olmak, Suphilerin, Nejatların kurduğu, Nâzımların, Reşat Fuatların, Yakup Demirlerin, Bilenlerin yaşattığı, Şikoların, Yelkencilerin ayağa kaldırmak için mücadele etttikleri TKP`yi savunmaktır. Ancak bu anlayışla ayağa kaldırılacak bir TKP işçi sınıfının sınıf mücadelesini Suphilerin, Bilenlerin devrimci ruhuyla, Marksçı, Leninci ilkelerine bağlı olarak yükseltebilir, başta Kürt halkı olmak üzere halklarımızın barış, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin başarıyla yürümesine katkısını sağlayabilir.

Likidatörlere, opotünistlere, fraksiyonculara, bozgunculara, kariyeristlere, çıkarcılara, komünist morali olmayanlara partide yer yoktur!

TKP – 1920

www.tkp-online.com